Elma Meyvesi Hakkında Bilgi

Elmanın ana vatanı Anadolu, Kafkasya ve Türkistan’dır. İnsanlar, elma yetiştiriciliğine M.Ö. başlamışlardır. Elmanın Avrupa’ya girişi ilk kez Yunanlılar ve Romalıların Anadolu’ya yayılmaları ve sonra da haçlı savaşları sırasında olmuştur. Elma Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya da ilk göçmenler tarafından götürülmüştür. Amerika’da 1868’den sonra yer yer elma bahçeleri kurulmaya başlamıştır.

Kültür elması günümüzde kuzey ve güney yarım kürenin hemen hemen bütün ılıman bölgelerine yayılmıştır. Kuzey Amerika, Güney Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya’da elma kültürü yeni olmakla birlikte buralar, en ileri düzeyde elma yetiştiriciliğinin yapıldığı yerlerdir. Avrupa’da kültür elması; İskandinavya’nın güneyine kadar çıkmakta, Akdeniz kıyılarında ancak yüksek yerlerde yetiştirilebilmekte, Kuzey Afrika’da Fas’ta önemli ölçüde üretilmektedir. Ayrıca doğu ve batı Hindistan’da, tropik Amerika’nın dağlık yerlerinde de elma yetiştirilmektedir.

elma-fidani-yetistirme-yetistiriciligi-hakkinda-bilgi

Elma Bitkisi

Anadolu, elmanın ana vatanı olmasının yanında önemli bir elma üretim merkezidir. Bugün Türkiye’nin hemen her bölgesinde elma yetiştiriciliği yapılmaktadır. Fakat en uygun kültür merkezleri yabanisinin yayılma alanlarına paralel olarak Kuzey Anadolu’da bulunmaktadır. Kuzey Anadolu, Karadeniz Kıyı Bölgesi ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu yaylaları arasındaki geçit bölgeleri ve son yıllarda güneyde Göller bölgesi elmanın önemli yetiştiricilik alanlarını oluşturmaktadır. Elma kültürüne, İç Anadolu’da ırmak ve çayların sert hava akımlarına karşı korunmuş nemli vadilerinde, Doğu Anadolu’da alçak vadilerde, Ege bölgesi’nde genellikle 500 m’den daha yüksek yerlerde, G.Doğu Anadolu bölgesinde ise dağlık yerlerin 1000-1200 m yüksekliğe sahip olan kesimlerinde rastlanılmaktadır.

Elmanın Ekonomik Önemi

Dünyada elma üretiminde Türkiye; Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa’dan sonra dördüncü sırayı almaktadır. Türkiye’de 1998 yılında 38.000.000 adet elma ağacından 2 450 000 ton üretim yapılmıştır. Ortalama ağaç verimi 1998 yılında 64.5 kg olmuştur. Türkiye’de elma üretiminde Isparta, Karaman, Niğde, Denizli, Konya, Çanakkale ve Bursa en önemli iller arasında bulunmaktadır.Ülkemizde elma üretimi yüksek miktarda olmasına rağmen ihraç edilen miktar % 5’i geçmemektedir. Ayrıca ürettiğimiz elmaların önemli bir miktarının düşük kaliteli olduğu kara leke, acı benek, pas ve elma iç kurduna karşı iyi önlem alınamadığı, özellikle Starking çeşitlerinde renk oluşumunun iyi olmadığı görülmektedir. Bunların sebeplerinden en önemlisi diğer kültürel önlemlerle beraber bitki besin maddelerinin elma ağaçlarına yeterince sağlanamamasıdır. Ayrıca, derimden sonra muhafaza koşullarına özen gösterilmediği için Starking çeşidi elmalarda yumuşama ve kepeklenme olmaktadır. Elma yetiştiriciliğinin dünya pazarları isteklerine uygun şekilde, düzenli ve bakımlı bahçelerde, kaliteli ve verimli çeşitlerle yapılması, iç tüketim ve dış satıma büyük katkılar sağlayacaktır.

Elmanın Beslenmedeki Önemi

Yumuşak çekirdekli meyve türlerinin en önemlisi olan elmanın yazlık, kışlık ve güzlük çeşitleri bulunmaktadır. Bilhassa kışlık çeşitlerin iyi saklanma şartları altında uzun süre dayanabilmesi, nakliyeye elverişliliği, taze tüketim yanında kurutularak, meyve suyu, komposto, marmelat ve sirke şeklinde de değerlendirilebilmesi önemini daha da artırmaktadır.

Elma vitamince zengin meyvelerdendir. A ve C vitaminleri oldukça fazla miktarda bulunur. 100 g meyve etinde 13.4 miligram C vitamini bulunur. Elma bol miktarda vitamin, organik asit ve mineral madde içermektedir. Zengin besin maddelerine sahip olması sebebiyle besleyici, bu besin maddelerinin çoğunlukla şifalı etkileri sebebiyle de bazı hastalıkları tedavi edici özelliğe sahiptir. Elma; bedeni ve zihni yorgunluklara, büyüme çağındaki çocuklara, çocukların boylarının uzamasına, sindirim sisteminin iyi çalışmasına, cildin güzelliğine, kansızlığa, kan şekerinin düşürülmesine, ishale karşı ve grip tedavisinde, hafızanın güçlenmesinde, öksürüğe, kabızlığa, diş çürümelerine, kanın temizlenmesine, solunum rahatsızlıklarına, mide ve bağırsak hastalıklarına, kan dolaşımının düzelmesine ve kolesterolün düşürülmesine iyi gelir. Elma, bağırsak kanserine yakalanma riskini de azaltır. Bu sebeple her öğünden sonra elma yenmesi tavsiye olunur. Elma zayıflamak için de mükemmel bir meyvedir. Düşük kaloriye sahip olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.

Öğle yemeğinden önce yenen bir elma bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada önemli rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler. Elma hiç bir zaman soğuk veya çabuk yenmemelidir, aksi takdirde mide ve karaciğer ağrılarına sebep olabilir. Elma daima küçük parçalara ayrılarak yavaş yenmelidir. Böylece
hazmı kolaylaşır. Elma kesinlikle kabuğu soyulmadan yenmelidir. Çünkü kabuğundaki C vitamini miktarı, etli kısmına nazaran 6 kat fazladır. Bir başka ifadeyle kabuğu soyulmamış bir elmadan aldığınız C vitaminini ancak kabuğu soyulmuş 6 elmadan alabilmektesiniz.

Elmanın Morfolojik Özellikleri

Elmanın Görünüşü (Habitus)

Kültür elma ağacı 8-10 m yükseklikte bir taç yapar. Mahsule yattığında yanlara doğru açılır ve yayvan görünür. M9 anaçlı ağaçlar ise çöğürün %20-40’ı kadar olur ve boyları 270 cm’ yi geçmez, MM 106 anaçlı ağaçlar ise çöğürün % 50’ si kadar taç oluşturur.

Elma anaçlarının boyları Kök: Elma genel olarak yüzlek köklü olup, kökler ağaç taç genişliğinde yayılırlar. Kökleri, uygun ortamda 2 m’ ye kadar inebilir.

Dal: Dallar meyve ağaçlarına şekil veren, çiçek, yaprak ve meyvelerin taşıyıcısı
olan organlardır. Üzerindeki gözlerin özelliklerine göre elmalarda odun ve meyve dalları olarak iki
türlü dal bulunur.

Odun Dalları: Üzerinde yalnız odun gözleri bulunur. Boğum araları daha uzundur. Bunlar ağaçların büyümelerine ve şekillenmelerine yarar. Odun dalları ya sürgün gözlerinin gelişmesi ya da ağaçların yaşlı kısımlarındaki uyur gözlerin uyanmaları ile meydana gelir. Bu dallar üzerinde daha sonra meyve dalcıkları oluşur.Bu dallar oluştukları yere göre, ana dallar veyardımcı dallar olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Ana dallar gövde, yardımcı dallar ise ana dallar üzerinde oluşur. Ağaçların şekillenmelerine
olduğu gibi meyve dallarının oluşumuna da yardımcı olurlar. Yardımcı dallar da birinci, ikinci, üçüncü vb. olarak kısımlara ayrılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir